Sal
20
May
admin

AŞKIN YAŞI 

20 yaşında mideye giren kramplar, 30 yaşında derin duygular, 40 yaşında kolaylık ve huzur… AÅŸkı her yaÅŸta farklı yaşıyoruz.

Fakat asıl önemli olan, yaşımız ilerledikçe duygularımızın hangi yöne gittiÄŸini görmemiz. AÅŸkın yaşı yok. Ama her yaÅŸta yaÅŸanan aÅŸk da aynı deÄŸil. ÇoÄŸumuz 30?lu 40′lı yaÅŸlarda yeni bir duygusal iliÅŸkinin eÅŸiÄŸine geldiÄŸimizde kendimize ÅŸu soruyu sorarız; “Peki, neden 18 yaşındaki gibi midemde kelebekler uçuÅŸmuyor? Yoksa ona aşık deÄŸil miyim?” Oysa sorunu birlikte olduÄŸumuz erkekte aramamız çok anlamsız. Tam tersine o bize yeni bir heyecanın, bambaÅŸka bir yaÅŸantının kapısını açıyor, aÅŸkta yeni bir ÅŸans yaratıyor. Asıl bilmemiz gereken, karşımıza dünyanın en mükemmel insanı çıksa da duygularımızın ve iliÅŸkiden beklentilerimizin yaşımız ilerledikçe deÄŸiÅŸtiÄŸi… Yani aÅŸkın da kendine göre bir zaman planı var. EÄŸer bu plan içindeki her dönemde bizi nelerin beklediÄŸini bilirsek, karşımıza çıkan fırsatları daha iyi deÄŸerlendirebilir ve çok daha tatmin edici iliÅŸkiler yaÅŸayabiliriz.

20-25 yaş arası: Tutuşan kalpler

Sabahlara kadar dans ettiÄŸimiz çılgın geceler, ay ışığında denize girmeler, sabahlamalar ve daha bir sürü çılgın eÄŸlence… Bedenimizde ve ruhumuzda korkunç bir enerjinin yükseldiÄŸi bu dönem, kuÅŸkusuz sıra dışı ve hızlı aÅŸklar için de en güzel ortamı yaratır. Sonunu düşünmeyi gereksiz bulduÄŸumuz maceralara atılır, tek gecelik iliÅŸkiler yaÅŸar, uzun süreli baÄŸlılıklardan kaçınırız. Önemli olan aşık olmaktır. Henüz yaÅŸadığımız yoÄŸun duyguları dışarıdan bir gözle deÄŸerlendirebilecek olgunlukta olmadığımız için derin hayal kırıklıkları, bitmeyen gözyaÅŸları, kendine acımalar ve içine kapanmalar da bu dönemin ayrılmaz bir parçasıdır. Evlilik, aile kurma, yıllar süren bir iliÅŸki gibi düşünceler henüz bize çok uzaktır. Cinsellikte yaÅŸanan ilk zevkler ve ilk sorunlar da genellikle 20-25 yaÅŸ arasında ortaya çıkar. Çünkü bu dönemde erkekler cinsel enerjilerinin doruÄŸundayken ve sadece kendi aldıkları zevke yoÄŸunlaÅŸmışken biz kadınlar bitmeyen bir arayış yaÅŸar, bedenimizi ve içimizdeki seks gücünü tanımaya çabalarız. Bu dönem, aÅŸkın en dinamik ve en coÅŸkulu halini yansıtır.

20-25 yaş arası: Büyük karar

Lise ve üniversite arkadaÅŸlarımızın bir bölümünü kaybettiÄŸimiz, iÅŸ hayatına atıldığımız, yeni insanlarla tanıştığımız ve gerçek hayatı tanımaya baÅŸladığımız bu dönemde her ÅŸey farklı ve yenidir bizim için. AÅŸk konusunda da kendimizi birdenbire bir karar aÅŸamasında buluruz: GeçmiÅŸ yılların özgür ve çılgın iliÅŸkilerine devam mı, yoksa uzun süreli bir iliÅŸki ve belki de evlilik mi? Bu kararı vermek, hiçbir kadın için kolay deÄŸildir ve güvensizlik çoÄŸumuz için bu dönemin en belirgin duygusudur. Kendimize sürekli sorular sorarız; Nasıl bir hayat istiyorum? Gelecekten beklentilerim neler? İliÅŸkim mi daha önemli, yoksa kariyerim mi? EÄŸer birkaç yıldır süren, sabit bir iliÅŸkimiz varsa kafamızın böyle karmakarışık olması ister istemez o iliÅŸkiyi ve birlikte olduÄŸumuz erkeÄŸi de etkiler. AraÅŸtırmalar da bu söylediÄŸimi doÄŸruluyor: Birçok çift 20′li yaÅŸların sonunda ayrılıyorlar. Neden mi? Beklentilerin uyuÅŸmaması, büyük bir sorumluluk almaktan korkma, iliÅŸkinin kaldırılamayacak bir yük haline gelmesi, “Biraz daha hayatımı yaÅŸayayım” düşüncesi… Yine de tabii ki bu “çeyrek yaÅŸ krizini” aÅŸan ve 30′lara taşınan aÅŸklar da var. CinselliÄŸe gelince… Kadınlar 25-29 yaÅŸ arasında cinsel cazibelerinin doruÄŸuna çıkıyorlar ve seks bir kendini gösterme oyunu deÄŸil, saf bir zevk haline geliyor.

30-34 yaş arası: İki kişilik hayaller

Birlikte çıkılan seyahatler, evde televizyon izleyerek geçirilen sakin geceler, romantik akÅŸam yemekleri, katıksız mutluluk anları… Bu dönemde çiftler aÅŸkın her cephesinde bir elmanın iki yarısı olmanın tadını çıkarırlar. ÇoÄŸu çift aynı eve taşınır ya da evlenir. 20′li yaÅŸların enerjisi biraz da iÅŸ hayatının yoruculuÄŸu nedeniyle önemli ölçüde azalır. Sabit iliÅŸkisi olan diÄŸer çiftlerle ev buluÅŸmaları tercih edilir. VahÅŸi seksin yerini daha romantik ve ÅŸefkat dolu seviÅŸmeler, aÅŸkta macera tutkusunun yerini huzur arayışı alır. Kadınla erkeÄŸin birbirlerine ve iliÅŸkiye karşı sorumlulukları ön plana çıkar. Hele iÅŸin içine bir de çocuk girdiyse, bu sorumluluklar daha da artar. 30-34 yaÅŸ arasındaki uzun süreli iliÅŸkilerde yaÅŸanan en büyük sorun ise kadınla erkeÄŸin birbirlerine karşı gösterdikleri özenin ortadan kalkmasıdır. İliÅŸki her iki tarafta da gündelik hayatın deÄŸiÅŸmeyen bir parçası olarak kabul edilmeye baÅŸlar ve o noktada tehlike çanları çalar. Duygusal ve cinsel yasamdaki rutinleÅŸme, aÅŸkın verdiÄŸi zevk yerine sorumluluk ve beklentilerin ön plana çıkması ve aynı evde yaÅŸamanın getirdiÄŸi kaçınılmaz anlaÅŸmazlıklar, gereken özen gösterilmediÄŸi takdirde iliÅŸkiyi çok kırılgan bir çizgiye sürükler. Bu çizgi, bir sonraki yaÅŸ döneminde iliÅŸkiyi tehdit edecek ÅŸekilde aşılabilir.

35-39 yaş arası: Aldatma

İş, arkadaÅŸlar, eÅŸ ve çocuktan oluÅŸan dörtgende sıkışıp kalan pek çok insan, 35′inden sonra bu sıkıcı hayata isyan edip bu isyanı eÅŸini aldatarak ortaya koyar. Çiftin huzuru, gençlik yıllarından sonra ikinci kez ortaya çıkan macera arayışına kurban edilir. EÄŸer aÅŸkı canlı tutmak yani ateÅŸi körüklemek için iki taraf da yıllardır en ufak bir çaba bile göstermediyse, iliÅŸki aldatmayla baÅŸlayan yepyeni bir sürecin eÅŸiÄŸine gelir: PiÅŸmanlıklar, itiraflar, karşılıklı suçlamalar, gözyaÅŸları, bütün iliÅŸkiyi yeni baÅŸtan gözden geçirmeler, ayrılık ya da bir kez daha deneme kararı… Bunun yanı sıra bu döneme kadar çocuk sahibi olmayan kadınlar bir tür kaçırma ve ıskalama telaşına kapılırlar. Dolayısıyla 35-39 yaÅŸ arasında çocuk sahibi olup bir çiftten bir aileye dönüşmeye karar verenler de az deÄŸil. Geç yaÅŸta çocuk sahibi olmanın iliÅŸkinin rutinleÅŸmesini önlediÄŸi de söylenebilir çünkü herkesin çocuk sahibi olduÄŸu 30-34 yaÅŸ arasını gezip tozarak, bir bebeÄŸin sorumluluÄŸunu almadan, sadece kariyerleri ve birbirleri üzerine yoÄŸunlaÅŸarak geçiren çiftler için 35-39 yaÅŸ arasında sahip oldukları bebek, gerçek bir yenilik olur. Bu da çiftin iliÅŸkisinin sıkıcı bir alışkanlığa dönüşmesini önler.

40-45 yaş arası: Geleceğe dönüş

Orta yaÅŸ krizi mi dediniz? Aslında bu dönem daha ziyade ikinci bir ergenliÄŸi andırıyor: Pek çok kadın, ikinci kez mantığın yönlendirme gücünden yoksun kaldığını ve duygularının esiri olduÄŸunu hisseder. 40-45 yaÅŸ arası dönem, eski ve neredeyse unutulmuÅŸ bir aÅŸk hayalini gerçekleÅŸtirmek için mükemmel bir fırsattır. Bugüne kadar çıkılmamış seyahatler, romantik geceler, 18 yaşın yeniden keÅŸfedilen heyecanları, yaÅŸamı tanımanın verdiÄŸi olgunlukla birleÅŸen ve gençlik yıllarını andıran coÅŸku… Kısacası bu dönem, yeni bir aÅŸka merhaba demek için kesinlikle çok uygundur. Uzun yıllardır süren iliÅŸkilere gelince: Ne yazık ki, onlar o kadar ÅŸanslı deÄŸiller. Kıskançlık krizleri ve kavgalar artar, kaprisler yapılır, suçlamalar ve hesaplaÅŸmalar söz konusu olabilir. Fakat bu yaÅŸananları genellemek ve her iliÅŸkinin böyle olacağını iddia etmek doÄŸru deÄŸil. Nice çiftler var ki aÅŸklarına çok iyi bakıyor, birbirlerine karşı antenlerini daima açık tutup en küçük sorunları bile yerinde ve zamanında hallediyorlar. AteÅŸli bir aÅŸkın derin bir sevgi ve baÄŸlılığa dönüştüğü süreçte iliÅŸkilerini korumaya, geliÅŸtirmeye ve zenginleÅŸtirmeye büyük önem veriyorlar. Ve iÅŸte asıl onlar zaman içinde belki deÄŸiÅŸen, ama hiçbir zaman sıradanlaÅŸmayan gerçek aÅŸkın keyfini sürüyorlar.



Yazar:
admin
Zaman:
Salı, Mayıs 20th, 2008 at 19:53
Kategori:
AÅŸk
Yorum:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.
Navigation:

Yorum Yazın

29d64

Bunu okuyan bunlarida okudu:

  • N/A